Başlama motivasyonumun ardında büyük bir hayal kırıklığı vardı. O olaydan sonra kendimi geliştirmek için bir dizi karar almıştım. Bu blog benim için ilk olmasa bile yeni bir sayfaydı. Mühendislik öğrencisiydim, mühendislik yazacaktım. Bazen mühendisliğin dışına çıkacak, bireysel bir think tank gibi çalışacak ve her halükârda üretecekti. Ama en önemlisi benim yazın kabiliyetlerimi geliştirecekti. Başka da bir amacı yoktu. Aslında özgeçmişimde de yer vermiştim ama İK’cıların bir özgeçmişte baktığı 2-3 şey olduğu için gittiğim onlarca mülakatta, bloğu açıp birkaç yazı okuyup beni anlamaya çalışan birkaçı dışında olmadı.
Ayda bir yazı yazma hedefimin gerisinde kalsam da geriye dönüp baktığımda 135 yayınlanmış, 27 de taslak yazım var. Yazmayı düşündüğüm, vakit bulup yazamadığım onlarca yazı da zihnimde taslak olarak dolaşıyor.
Bloğuma neden son veriyorum? Tabii ki böyle devam edebilirdim, yıllar geçer giderdi. Geçmiş yazıları okuyup zamanda yolculuk edebilirdim. Bu blog aynı zamanda bir zaman makinesiydi benim için.
Bloğa başlarken hedeflediğim her şeye ulaştığım gibi okuyup yazarken ideolojimi ve ne yapmak istediğimi buldum. Fakat artık yazmayacağım, çünkü WordPress bile yeter artık diyor, bloğu yavaşlattı. Yarım kalmış yazılar hâlâ yarımsa nedeni bu. Kendi çizgisini bulmuş yazarlar gibi bir yol bulup ölene kadar o yolda yürümek istemiyorum. Daha farklı düşünmem gerek. Kendimi odaya kapatıp makale yazmaktan daha önemli şeyler muhtemelen vardır. Tekrar blog yazmaya döner miyim? Başka bir platformda neden olmasın!
Gelelim asıl nedene. Benim zihinsel gelişimimde önemli bir yeri olan teknoloji figürü üstad Steve Jobs’ın dediği gibi birileri sizi öldürmeden siz kendinizi öldürün. Newton’un ikinci kanunu da ileriye gitmek için geride bir şeyler bırakmak gerektiğini söylüyor.
Hidrojen üretimi, çeşitli yöntemlerle gerçekleştirilebilir ve bu yöntemler genellikle kullanılan enerji kaynağına göre sınıflandırılır.
1. Elektroliz
Açıklama: Su, elektrik kullanılarak oksijen ve hidrojene ayrılır. Elektrolizör adı verilen cihazlar aracılığıyla gerçekleştirilir.
Çıktı: Yüksek saflıkta hidrojen ve oksijen gazı.
Avantajlar: Karbon emisyonu yoktur, özellikle yenilenebilir enerji kaynakları (güneş, rüzgar) kullanıldığında tamamen çevre dostudur. Yenilenebilir kaynaklarla üretilen hidrojen yeşil hidrojen olarak adlandırılır.
Dezavantajlar: Elektrik maliyeti yüksektir, bu nedenle ekonomik olması için düşük maliyetli veya bol yenilenebilir enerjiye ihtiyaç vardır.
Elektroliz Türleri:
PEM Elektroliz (Proton Exchange Membrane): Yüksek saflıkta hidrojen üretir ve enerji taleplerine hızlı cevap verebilir.
Alkalin Elektroliz: Daha ekonomik ve olgun bir teknolojidir.
AEM Elektroliz (Anion Exchange Membrane): Aslında PEM hücrelerinden farkı daha ucuz bir membran kullanılmasıdır. ENAPTER şirketi tarafından geliştirilmiştir.
Katı Oksit Elektroliz (SOEC): Yüksek sıcaklıkta çalışır ve daha verimli olabilir, ancak yüksek sıcaklık gereksinimi maliyeti artırır.
2. Doğal Gaz Reformasyonu (Steam Methane Reforming – SMR)
Açıklama: En yaygın hidrojen üretim yöntemlerinden biridir ve fosil yakıt olan doğal gazın yüksek sıcaklıkta su buharı ile tepkimeye sokulmasıyla gerçekleştirilir.
Çıktı: Hidrojen ve yan ürün olarak karbon dioksit (CO₂) açığa çıkar.
Avantajlar: Teknolojik olarak olgunlaşmıştır ve yaygın olarak kullanılmaktadır.
Dezavantajlar: Karbon emisyonları yüksektir. Bu nedenle, karbon yakalama ve depolama (CCS) teknolojisi ile birlikte kullanılması daha çevre dostu hale getirilebilir. Bu yöntemle üretilen hidrojen gri hidrojen olarak adlandırılır, CCS kullanıldığında mavi hidrojen olarak bilinir.
3. Termokimyasal Su Ayrıştırma
Açıklama: Su, yüksek sıcaklıklara kadar ısıtılır ve belirli kimyasal tepkimelerle hidrojene ayrılır. Genellikle nükleer enerji veya yüksek sıcaklık sağlayabilen termal kaynaklar kullanılır.
Çıktı: Hidrojen ve oksijen.
Avantajlar: Nükleer reaktörlerin sağladığı yüksek sıcaklıkla yapılabilir, bu da yenilenebilir enerjinin sınırlı olduğu bölgelerde avantaj sağlar.
Dezavantajlar: Yüksek sıcaklık gereksinimleri, karmaşık mühendislik çözümleri ve nükleer enerjiyle ilişkili riskler vardır.
4. Biyokütle Gazlaştırma
Açıklama: Organik atıklar ve biyokütle yüksek sıcaklıklarda oksijensiz ortamda gazlaştırılır ve karbonmonoksit, hidrojen ve diğer gazlar üretilir.
Çıktı: Sentez gazı (syngas) olarak adlandırılan karışımda hidrojen bulunur.
Avantajlar: Biyokütle ve organik atıklar gibi yenilenebilir kaynaklar kullanıldığında çevre dostudur. Atık yönetimini de destekler.
Dezavantajlar: Teknoloji karmaşıktır ve atık toplama, işleme ve gazlaştırma süreci maliyetlidir.
5. Fotobiyolojik ve Fotoelektrokimyasal Yöntemler
Fotobiyolojik Yöntem: Bazı algler ve mikroorganizmalar, belirli koşullarda fotosentez sırasında hidrojen üretebilir. Bu biyolojik süreç, ışık enerjisi ile suyu parçalayarak hidrojen açığa çıkarır.
Fotoelektrokimyasal Hücreler: Işığı doğrudan kullanarak suyu ayrıştıran yarı iletken malzemelere sahip hücrelerdir.
Avantajlar: Karbon emisyonu yoktur ve tamamen yenilenebilir kaynaklarla yapılabilir.
Dezavantajlar: Verimlilik henüz düşüktür, bu nedenle ekonomik olmaktan uzaktır.
6. Metanol Reformasyonu
Açıklama: Metanol ve su buharı belirli bir sıcaklıkta reaksiyona girerek hidrojen açığa çıkarır.
Çıktı: Hidrojen ve karbon dioksit.
Avantajlar: Metanol, depolaması ve taşınması daha kolay bir bileşik olduğu için lojistik avantaj sağlar.
Dezavantajlar: Karbon dioksit yan ürünü oluşur; karbon salınımı açısından gri hidrojen kategorisinde değerlendirilir.
7. Termal Ayrıştırma (Piroliz)
Açıklama: Metan gibi hidrokarbonlar yüksek sıcaklıklarda parçalanarak katı karbon ve hidrojen gazı açığa çıkarır.
Çıktı: Hidrojen ve katı karbon.
Avantajlar: Karbon emisyonu olmadan hidrojen üretir ve yan ürün olarak katı karbon elde edilir.
Dezavantajlar: Teknoloji henüz yeni gelişmektedir ve geniş ölçekli uygulama için yüksek maliyetlidir.
Hidrojen üretiminde kullanılan yöntemler, karbon ayak izi ve sürdürülebilirlik açısından farklılık gösterir. Yeşil hidrojen, yenilenebilir veya nükleer enerji kaynaklarıyla hidrojen üretilmesidir. Gri ve mavi hidrojen yöntemleri ise fosil yakıt temelli olduğu için daha fazla karbon salınımına neden olur. Turkuaz hidrojen, metan pirolizi veya metan ayrıştırması yoluyla üretilen bir hidrojen türüdür. Bu üretim yöntemi, doğal gaz gibi fosil yakıtlardan hidrojen elde edilmesini sağlar ancak yan ürün olarak katı karbon açığa çıkar ve karbon dioksit (CO₂) emisyonu olmaz. Bu özellik, turkuaz hidrojenin karbon ayak izini düşük tutarak çevreye zarar vermeyen bir alternatif olmasını sağlar. Sonuç olarak çevre dostu veya değil, nasıl üretilirse üretilsin aynı hidrojen elde edilir.
PEM, AEM ve Alkali yöntem herhangi bir insanın tedarik edebileceği bir hidrojen üretim yöntemi olduğu için, 1.başlıktaki yöntemleri biraz daha açalım.
Kurban Bayramı vesilesiyle 9 günlük işten uzaklaşma hakkı elde etmenin sevincini yaşayacağız derken bu süre ağır bir hastalıkla geçti. 20 Haziran gecesi gözümü açtığımda sırılsıklam bir ter altında pencerenin yanında buz gibi olduğumu fark ettim. Böylece soğuk algınlığı ve öksürük ile tatile başladım. Cumartesi yola koyulduğumuzda Yozgat şehir merkezine 5 saatte ulaşabildik. Neredeyse normalinkinin iki katı sürdü. Merkezde bir saatlik akraba ziyaretinin ardından arabaya bindiğimizde araba çalışmadı. Bekleyelim, deneyelim, şöyle yapalım; fos. Bu araç yaklaşık 4 yıldır bizde, ilk defa böyle bir şey oluyor. Araç çalışmıyor. İttirerek çalıştıralım dedik olmadı, yokuş aşağı bırakalım dedik araç çalışmadığı için hidrolik frenler de çalışmıyor el freniyle dikkatli bir şekilde indik. İndik de, geldiğimiz yerde de çalışmayacak. Bekleyelim belki motor sıcak, ama 1 saatten fazladır misafirlikteydik arabanın motoru dinlenmiş olmalıydı biraz daha bekleyince ne değişecek?
Bekledik, kısa bir gezinti yaptık. Bu gezinti esnasında 3 ay önce de Yozgat’a geldiğimizde arabanın arka sağ tekerinden ses geldiğini, hem erinmekten hem masrafları kestirememekten bu sesle aracı kullanmaya devam ettiğimizi hatırladım. Sorunun arka sağ teker poryasından kaynaklandığını öğrendiğimde benzin deposundaki yakıt sızıntısıyla da yüzleşmiştim. Bir de ona para bulamayacağım için bir sonraki aybaşından sonraya erteledim. Dolayısıyla son 3 ayda 3 defa Yozgat’a gittim ve her seferinde aracın en emniyetli halde olması gerektiği için bakımlarını özenle yapmama rağmen araçta sorun vardı ya da sorun çıktı. Ayrıca bedenen, 3 ay önce geçirdiğim hastalığın aynısını tekrar yaşıyordum.
Veri yapıları, bilgisayar bilimlerinde verilerin organize edilmesi, depolanması ve işlenmesi için kullanılan yapıları inceler. Bir veri yapısı, belirli bir problemi çözmek için verileri uygun bir şekilde organize etmek için kullanılan bir yapıdır. Bu yapılar, verilerin hızlı erişimine, saklanmasına ve işlenmesine olanak tanır. Temel veri yapıları arasında diziler, bağlı listeler, yığınlar, kuyruklar, ağaçlar ve grafikler bulunur. Her bir veri yapısının kendine özgü özellikleri ve kullanım alanları vardır.
Diziler (Arrays):
Sabit boyutlu veya değişken boyutlu olabilirler.
Bellekte ardışık bloklar halinde saklanır.
Elemanlara doğrudan erişim sağlarlar. Elemanlara indeks numarası kullanılarak erişilir (O(1) zaman karmaşıklığı).
Ancak, eleman ekleme veya silme işlemleri maliyetlidir. Ekleme veya silme işlemi dizinin boyutunu değiştirmeyi gerektirebilir, bu da yeni bir dizi oluşturmayı ve tüm elemanları kopyalamayı gerektirir (O(n) zaman karmaşıklığı).
Her eleman, kendinden sonraki elemanın adresini (veya referansını) tutar.
Eleman ekleme veya silme işlemleri daha kolaydır. Yalnızca bağlantıları güncellemek yeterlidir (O(1) zaman karmaşıklığı).
Ancak, belirli bir elemana erişim daha yavaştır. Başlangıç noktasından başlayarak elemanların adreslerini takip etmek gerekir (O(n) zaman karmaşıklığı).
3. Yığınlar (Stacks):
Yığın, son giren ilk çıkar (Last In, First Out – LIFO) prensibiyle çalışır.
Elemanlar yığının tepesine (top) eklenir ve yığından çıkarılır.
Eleman ekleme işlemine “itme” (push) denir, eleman çıkarma işlemine ise “çekme” (pop) denir.
Yığın, sabit boyutlu bir dizi veya bağlı listeler kullanılarak uygulanabilir.
Temel işlemleri, eleman eklemek ve çıkarmak, oldukça hızlıdır (O(1) zaman karmaşıklığı).
Yığınlara örnek olarak çağrı yığını (call stack) verilebilir. Fonksiyonlar çağrıldığında ve geri döndüğünde, çağrı yığını kullanılarak çağrılar takip edilir ve işlenir.
4. Kuyruklar (Queues):
Kuyruk, ilk giren ilk çıkar (First In, First Out – FIFO) prensibiyle çalışır.
Elemanlar kuyruğun sonuna eklenir ve kuyruğun başından çıkarılır.
Eleman ekleme işlemine “enqueue” denir, eleman çıkarma işlemine ise “dequeue” denir.
Kuyruk, sabit boyutlu bir dizi veya bağlı listeler kullanılarak uygulanabilir.
Temel işlemleri, eleman eklemek ve çıkarmak, oldukça hızlıdır (O(1) zaman karmaşıklığı).
Kuyruklara örnek olarak işlem kuyrukları (task queues) veya mesaj kuyrukları (message queues) verilebilir. İşlem kuyrukları, belirli işlemlerin sırayla çalıştırılmasını sağlarken, mesaj kuyrukları, sistemler arasında iletişim kurmak için kullanılabilir.
5. Ağaçlar (Trees):
Ağaç, hiyerarşik bir veri yapısıdır.
Bir kök düğümü (root node) ve bu kök düğümden türetilen çeşitli alt düğümleri içerir.
Her düğüm, bir veri parçasını saklar ve bir veya daha fazla alt düğüme sahip olabilir.
Ağaçlar genellikle alt dallara (subtrees) sahiptir, bu da ağaçları modüler hale getirir ve karmaşıklığı azaltır.
Temel ağaç türleri arasında ikili ağaçlar (binary trees), ikili arama ağaçları (binary search trees), AVL ağaçları, kırmızı-siyah ağaçlar (red-black trees) ve heap’ler bulunur.
Ağaçlar, veri yapısı olarak sıklıkla kullanılır ve birçok algoritma ve veri yapısının temelini oluşturur. İkili arama ağaçları gibi özel ağaç türleri, verilerin sıralı bir şekilde saklanmasını sağlar ve hızlı arama işlemleri için idealdir.
6. Grafikler (Graphs):
Grafikler, birbirine bağlı nesnelerin (düğümler veya vertex’ler) kümesini ve bu nesneler arasındaki ilişkileri (kenarlar veya edges) temsil eden bir veri yapısıdır.
Bir grafik, yönlü veya yönsüz olabilir. Yönlü bir grafik, kenarların bir yöne sahip olduğu anlamına gelir, yönsüz bir grafik ise kenarların her iki yönde de geçişe izin verdiği anlamına gelir.
Grafikler, birçok farklı problemi modellemek için kullanılabilir. Örneğin, sosyal ağlar, yol ağları, ağaç yapıları ve daha fazlası grafiklerle modellebilir.
Grafiklerde yaygın olarak kullanılan temel algoritmalar arasında derinlik öncelikli arama (DFS), genişlik öncelikli arama (BFS), kısa yol algoritmaları (örneğin, Dijkstra ve Bellman-Ford), minimum kapsayan ağaç algoritmaları (örneğin, Prim ve Kruskal) bulunur.
Grafikler, gerçek dünyadaki birçok problemi modellemek için güçlü bir araçtır ve birçok algoritmanın temelini oluşturur.
7. Karma Tablolar (Hash Tables):
Karma tablolar, anahtar-değer çiftlerini depolamak için kullanılan veri yapılarıdır.
Bir anahtar, bir değeri belirlemek için kullanılır. Örneğin, bir kişinin adı bir anahtar olabilir ve bu kişiye ait bilgiler değer olarak saklanabilir.
Anahtarlar benzersiz olmalıdır, yani aynı anahtara sahip iki giriş olamaz.
Karma tablolar, anahtarları bir karma fonksiyonu kullanarak bir dizi indekse dönüştürür. Bu indeksler, verilerin hızlı erişimini sağlamak için kullanılır.
İyi bir karma fonksiyonu seçimi, anahtarların dağılımını dengeleyerek çakışmaları (collision) minimize eder.
Karma tablolar, ortalama durumda sabit zamanlı (O(1)) erişim sağlarlar. Ancak, kötü durumda (çakışma durumunda) zaman karmaşıklığı O(n) olabilir.
Karma tablolar, hızlı arama ve ekleme işlemleri gerektiren senaryolar için idealdir. Örneğin, bir sözlük uygulaması veya veritabanı indeksi için kullanılabilirler.
8. Kümeler (Sets):
Bir küme, benzersiz elemanların koleksiyonunu temsil eden bir veri yapısıdır.
Küme elemanları sıralı veya sırasız olabilir.
Bir küme, her elemanın yalnızca bir kez bulunduğu bir yapıya sahiptir. Yani, aynı elemandan birden fazla bulunamaz.
Küme işlemleri arasında eleman ekleme, eleman çıkarma, eleman varlığını kontrol etme, kesişim, birleşim, fark gibi işlemler bulunur.
Küme işlemleri, genellikle sabit zaman karmaşıklığı (O(1)) ile gerçekleştirilir.
Kümeler, bir veri kümesindeki benzersiz öğeleri takip etmek veya iki veri kümesi arasındaki farkları bulmak gibi senaryolarda kullanılır. Ayrıca, küme işlemleri matematiksel küme teorisine dayanır ve bu nedenle çeşitli matematiksel ve bilimsel problemlerin çözümünde yaygın olarak kullanılır.
Geçenlerde yaşadığım bir mülakat deneyimimi paylaşmak istiyorum. Her şey iş görüşmesi için aranmamla başladı. Adresi şirket sayfasından bulabileceğim söylendi. Lakin web sitesindeki adres Google Haritalar’da net bir konum göstermiyordu. Bu sorunu çözebilmek için mülakat günü tekrar telefon etmem gerekti. Tabii gitmeden önce iş ilanını ve web sayfasını detaylıca inceledim. Şirket, askeri tüfeklere takılan lazer işaretleyici, lazer aydınlatıcı, kırmızı nokta gibi aksesuarlar ve gimballi kameralar geliştiriyordu. Gayet elektronik ve yazılım ağırlıklı bir şirket.
İK’cının gelişiyle iş görüşmesi başladı. Daha sonra muhtemelen şirket ortaklarından ve genel müdür konumunda bir beyefendi de katıldı. İK’cının özgeçmişimi incelemeden gelmesi ve saçma soruları sinir bozucuydu. Derken “NX biliyor musun?” diye sordu. “Evet NX kullanabiliyorum” diye cevap verdim. “Sağındaki tahtaya bakınca ne anlıyorsun açıkla bize” dedi. O an içimden bu adamlar Geometrik Boyutlandırma ve Toleranslandırmaya NX mi diyor diye geçirdim. Herhalde Google’a NX yazmışlar, görsellerde bir teknik resim üzerinde GB&T sembolleri görmüşler, GB&T’yi NX sanıyorlar 🙂
2023, kendi çapımda butik üretim yapabileceğimi fark ettiğim bir yıl oldu. Buna vesile olan hem OSTİM’de çalıştığım şirketin üretimle çok daha iç içe olmasından hem de emmoğlumun ahşap atölyesiydi. Ahşap atölyesini birkaç yıldır görmeme rağmen atölyedeki makinelerin gözüme karmaşık gelmesi ve marangozluğa hiç alıcı gözüyle bakmayışım olmuştu.
Yazın kurban bayramında köye gittiğimizde yine yolumuz emmoğlunun atölyesine düştü. Emmoğlu bir şeylerle uğraşırken kullandığı makineyi sordum. Sonra diğer makineleri sordum. Aldığım cevaplar ahşap frezesi, zımpara, polisaj, dekupaj testere, dairesel testere, mengene, matkap, kompresör ve sair olunca beynimde bir ışık yandı. Allah Allah, bizim makine üretiminde kullandığımız alet-edevatın aynılarını veya benzerlerini marangozlar da kullanıyormuş meğer. Sonra ilçede market alışverişi yaparken A101’de Piranha marka titreşimli zımpara gördüm aldım. Zaten 300 TL olmasına da şaşırdım, bu kadar ucuz muymuş? Titreşimli zımpara tek başına tabii ki işimize yaramayacaktı ama bir yerden başlamak için, hayırlı bir iş için acele etme taraftarıyım. Köyde emmoğluna gösterdim işe yarayıp yaramayacağını anlamaya çalıştık. Hatta annemin ekmek tahtaları üzerinde ilk denemeleri yaptık.
Isıl işlem hemen hemen her sektörün ihtiyaç duyduğu bir süreç ancak ısıl işlemin uygulama alanlarına bakıldığında iki amaçla yapıldığı görülür; ürünü şekillendirmek ve parçanın uygun kullanım özelliklerini sağlamak.
Ürünü şekillendirmeye yönelik ısıl işlemlerde bir önceki prosesten kalan (örneğin soğuk şekillendirme) veya metalurjik iyileştirmeden kalan stresleri kaldıran ve malemeyi yumuşatan, normalize (havada soğurma ve tavlama) işlemlerini kapsar. Parçanın uygun kullanım özelliklerinisağlamaya yönelik ısıl işlemler ya bitmiş ya da bitmeye yakın çelik parçalara çalışma şartlarındaki istenilen özelliği kazandırmak amacıyla yapılır. Ancak kullanım özelliklerine uygulanan ısı işlemlerin teknik metotları kendi içerisinde değişim gösterir.
Sertleştirme: Mekanik özellikleri yükseltmek, sertliği yükseltmek, aşınma dayanımını artırmaya yönelik uygulanan işlemdir.
Temperleme-Menevişleme: Yüksek gerilmenin ve kırılganlığın ortadan kaldırıp, malzemeye tok bir yapı kazandırmaya yönelik uygulanan işlemdir.
Martemperleme: Sertleştirme işleminin şiddetinden oluşan iç gerilmeler nedeniyle parçalarda çarpılma riski vardır. Parçalara dışarıdan merkeze doğru oluşan iç gerilmeleri minimize etmesi sağlanır.
Östemperleme: Çarpılmayı minimize etmek için yapılan işlemdir. Bu işlem yüksek karbonlu ve göreceli olarak ince kesitli parçalara uygulanır.
Yüzey Sertleştirme: Birçok parçada aşınmaya dayanıklı sert bir yüzeyle beraber darbelere karşı bir tokluk istenir. Bu türlü parçalara çok çeşitli işlem uygulanabilir. Bu uygulamalar da temel olarak iki gruba ayrılır. Termokimyasal proseste 500-1000 °C arası bir sıcaklıkta azot veya karbonun difüzyonu ile zenginleştirme yapılırken, karbürleme ve karbonitrürleme ise genellikle sertleştirilip, menevişlenmiş ve alüminyum krom ve molibden alaşımlı özel çeliklere uygulanır. Bu teknikte, çok esrt, derinliğe az fakat çok sert yüzey elde edilir.
Mekanik, kuvvete maruz cisimlerin denge veya hareket şartlarını anlatan ve inceleyen bir bilim dalı olarak ifade edilebilir. Üç kısma ayrılır; rijit cisimlerin mekaniği, şekil değiştirebilen cisimlerin mekaniği ve akışkanlar mekaniği.
Rijit cisimlerin mekaniği, Statik ve Dinamik şeklinde iki alt gruba ayrılır. Statikte hareketsiz cisimler, dinamikte ise cisimlerin hareketi ele alınır. Rijit cisimler mükemmel katılar olarak düşünülür. Ancak gerçek yapılar ve makineler asla rijit olmayıp, etkisi altında kaldıkları kuvvet tarafından şekilleri değiştirilir. Genelde bu şekil değişimleri çok küçük olup söz konusu yapının denge veya hareket şartlarını kayda değer bir biçimde etkilemezler. Yine de yapının hasara karşı direnci göz önünde tutulduğunda önemlidirler ve şekil değiştirebilen cisimlerin mekaniğinin bir dalı olan Mukavemette incelenirler. Mekaniğin üçüncü kısmı Akışkanlar Mekaniğidir. Akışkanlar Mekaniği, sıkıştırılabilir akışkanlar ve sıkıştırılamaz akışlanlar şeklinde iki alt grupta incelenir. Sıkıştırılamaz akışkanların önemli bir kısmı su ile ilgili problemlerin ele alındığı hidroliktir.
Bilişim Vadisi DIGIAGE ve Oyunla Gelecek tarafından düzenlenen oyun geliştirme yaz kampı maceramız sona erdi. 10 günlük kampta ürün ve proje yönetimi özelinde öğrendiğim şeyleri paylaşmak istiyorum.
Kampa başta katılımcı olarak başvurmuştum ancak mentör olarak çağrıldım. 1 Eylül’de Gebze Otogar’da bizi Bilişim Vadisi’ne götürecek servisi beklediğim kişiler beraber takım olmak istediler. Sohbet esnasında anlattıklarımdan dolayı da takımı benim kurmamı talep ettiler. Gelirken kafamda bir şey planlamamıştım, mentör olarak takımlara yardım edecek, bir takımın içinde yer almayacaktım, kısaca etliye sütlüye dokunmaya niyetim pek yoktu. 1 Eylül akşamı takımlar kurulmaya başlayınca yanımdakileri kalmaya zorlamadım, isteyen istediği takıma geçsin dedim, neredeyse herkes kaldı. Sonra takım arayan yeni kişiler bulup takımı oluşturduk. Geçen seneki kampta yer aldığım takım, oyun 2 boyutlu mu olsun 3 boyutlu mu, Unity’de mi yapalım Unreal’de mi, bilgisayar oyunu mu olsun mobil oyun mu gibi temel tercihlerde günlerce uzlaşamadığı için takıma giren herkese Unity kullanacağımızı, 3 boyutlu mobil oyun yapacağımızı, bunu kabul ediyorlarsa takıma gelmelerini en başından dayattım. O nedenle burada hiçbir zaman kaybı söz konusu olmadı.
Savaş öncesinde Ukrayna’nın işgali zaten kaçınılmaz gözüküyordu. O nedenle Rusya ve Ukrayna’nın ne derece hazır olduğu ve savaşın seyri hakkında birçok yorum yapmıştım Twitter hesabımdan.
Nisan 2021’de şunları söylemiştim; “Uzun yıllar Ukrayna dünyanın 3nc silah satıcısıydı. Sovyetler’den miras silahları satıyordu. Şimdi elinde doğru düzgün silah da kalmadı bitirdi o envantari.” Şüphesiz envanterdeki silahları satarak refah yükseltmek acı bir ders oldu.
Savaşın uzun sürmesi neye yol açar; “Ukrayna tamamen sıfır durumda değil. Kırım ve doğusunun işgalinden sonra biraz toparlandı. Buna rağmen 1-2 yıl sürecek savaş 2 devleti de bitirir.”
Batı ülkeleri neyin peşinde; “Avrupa’nın istediği şey net olarak Ukrayna’nın yıpranması. Söz dinleyecek zavallı ülke haline gelmesi. Biraz nüfus kaybetmesi. Sonra AB üyeliği.”
Rusya 200 yıldır dinlenemiyor! “Bizim için; Osmanlı’nın son asrı ağır geçti, 1nc DS sonumuz oldu. Ancak biz 1923’ten beri bir kenardayız. Küresel krizlerin nispeten kenarında kaldık. Almanya 2DS’na da girdi, 75 yıldır dinleniyor. ABD zaten 75 yıldır piyasada. Ama Rusya 2 asırdır dinlenemedi; 93 Harbiydi, Bolşevik Devrimdi, Almanya ile savaştı, Dünya savaşlarıydı derken Uzay Yarışı’na, Soğuk Savaş’a, dağılmaya, Çeçenistan Savaşı’na, Gürcistan ve Ukrayna savaşına, Suriye’de rejimi ayakta tutma derdine, kısaca her yere müdahale ediyor. Rus toplumu yılmak üzere. Ben Rus toplumunun enerjisinin bittiğini düşünüyorum. Ukrayna’yı işgal etme girişimi Rusya’nın tarihten silinmesine neden olabilir. İnşallah öyle olur.”
21 Şubatta AA’da yayınlanan “Rusya Devlet Başkanı Putin halka hitap etti” başlıklı haberde, Putin’in Ukrayna’ya yönelik düşünceleri yine Putin’in zihnindeki tarihi arkaplanıyla tüm samimiyetiyle ortaya döküldü. Bu upuzun açıklamada Putin, Ukrayna’nın (kendince) neden suni bir devlet olduğunu, Sovyetler Birliği’nden dağılmaya kadar adım adım bağımsızlığa nasıl gittiğini, bağımsızlıktan sonra Rusya’dan uzaklaşmaya devam ettiğini, her geçen yıl daha da uzaklaşacağını ve batı tarafından Rusya düşmanı olarak konumlandırılmaya devam edeceğini, ileriki bir tarihte muhakkak NATO’ya dahil olacağını, genel olarak bu düşüncelerini açıklamış. Dikkatimi çeken önemli bir kısım da dekomünizasyon bahsinin geçtiği yer; “Bolşevik politikasının bir sonucu olarak, bugün bile haklı olarak ‘Vladimir İlyiç Lenin Ukraynası’ olarak adlandırılabilecek ‘Sovyet Ukrayna’ ortaya çıktı. Lenin, Ukrayna’nın eser sahibi ve mimarıdır. Bu, kelimenin tam anlamıyla, Ukrayna’ya yerleştirilen Donbas üzerindeki sert Lenin direktifleri de dahil olmak üzere, arşiv belgeleri tarafından tamamen doğrulandı. Ve şimdi ‘minnettar torunları’ Ukrayna’daki Lenin anıtlarını yıktı. Dekomünizasyon (komünizmden kurtulma) dedikleri bu. Komünizmden kurtulmak mı istiyorsunuz? Bu bize uyar. Ancak dedikleri gibi, yarı yolda durmamak lazım. Ukrayna için gerçek bir komünizmden kurtulmanın ne anlama geldiğini size göstermeye hazırız.”
Savaşın 1. Günü (24 Şubat 2022)
Savaş 24 Şubat sabah 6 sularında Putin’in resmi açıklamasıyla resmen Rus işgali ile başladı.
Rusya-Ukrayna Savaşı’nın birinci günü 24 şubat 2022 son durum haritası
Savaşın 2. Günü (25 Şubat)
Ruslar genel olarak konvansiyonel harplere yönelik standartlaştırılmış bir doktrini silah araç gereç bağlamında noktasal olarak yerleştiriyor. Örneğin bugün bir istihkam savaş aracı sosyal medyada gözüktü ki bu bir keşif birliğinin geldiğine işaret eder. 50-60 km geride de tümen öncü birlikleri var. Daha sonradan yine sosyal medyaya yansıyan görüntülerde Rusların Kiev’in 50 km kuzeyinde olduğu ortaya çıktı.
Rusya’nın, Ukrayna’da teçhizat ve askeri kayıpları (Clash Report): Uçak: 14 Helikopter: 8 Tank: 102 Zırhlı Araçlar: 536 Top: 15 BUK Füze Sistemi: 1 Personel: 3500
Savaşın 3. Günü (26 Şubat)
Ukrayna Savunma Bakanlığı yayınladığı bir videouda savaşın üçüncü gününde (26 Şubat) Rusya’nın 3 Su-30SM, 2 Su-25, 1 Il-76MD ve 11 helikopter kaybettiğini açıkladı. Bunun yanında Bayraktar TB2 SİHA ile yakıt ve yağ taşıyan bir Rus yük treninin vurulduğunu açıkladı.
Clash Report’un paylaşımında ise; “Ukrayna Genelkurmay Başkanlığı: Mükemmel şekilde çalışan Bayraktar TB-2 insansız hava aracı ve pilotları Rusya birliklerine yakıt ve cephane getiren bir treni imha etti. Ukrayna Silahlı Kuvvetlerine İnanın!”
Rusya savaşın ikinci gününde pek ilerleyemedi. Bunu Ukrayna’yı masaya oturtmak için yaptıklarını ifade etseler de teklifin, Rusya’nın öne sürdüğü şartların Ukrayna tarafından kabul edilmediğini dolayısıyla ilerlemenin hızlanacağını açıkladılar. Rusya tarafından teklifin bu kadar erken gelmesi düşüncürücü ancak kabul edilemeyecek şartlar koydukları için kendileri için zaman kazanmaya çalışmış olabilirler zira yakıtı bitip yolda kalan tanklar, yiyeceği biten askerler görülmeye başlandı ki bu savaşın ne kadar başarılı planlandığı hakkında şüphe uyandırıyor.